İBADET KONULARIMIZ   /   Araştırma EKİBİ

 73. Sayı

 

Çanakkale Ruhu

 

Saygıdeğer Yeni Duruş dergisi okurlarımız! Bu ay sizlere Çanakkale ile alakalı bilgileri duygu ve düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım. Mehmetçiğimiz, dedelerimiz içinde bulunan imanın vermiş olduğu güçle, döneminde bağımsızlık ve özgürlüğünden taviz vermemiştir. Düşmanlarıyla girdiği bütün mücadeleleri Çanakkale ruhuyla kazanmıştır.

Çanakkale’de de Milletimiz, düşmanlara karşı tarihte emsaline az rastlanan büyük bir zafer kazanmıştır. İman gücü ve vatan sevgisinin maddi üstünlükten daha önemli olduğunu bütün dünyaya ispat ederek “Çanakkale geçilmez” dedirtmiştir. Bu ferman, 253 bin imanlı vatan evlâdının, şehit kanlarıyla yazılmıştır

Dünya Tarihinin kaydettiği en büyük savaşlardan biri olan Çanakkale’de,  milletimizin hepsi tek vücut haline gelmiş, kahramanlık göstermiştir. Bağımsızlığını, onurunu, dinini ve milletini korumak için neler yapabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Bu zaferle tarihe unutulmayacak bir destanı altın harflerle yazmıştır. Müslüman varlığını yeryüzünden ebediyen silmek, bizi dinimizden uzaklaştırmak, ülkemizi parçalamak, bizi bölmek amacıyla karadan, denizden üzerimize saldırdıkları bu savaş, adeta bir iman-küfür mücadelesiydi. Bunda üstün gelen taraf Müslümanlar olmuştur.

Bu zafer, silah ve cephane yönünden kendisinden güçlü düşmanlarına karşı inanılmaz bir direniş göstererek canını Allah yolunda feda eden, böylece Allah’ın rızasına eren şehitlerin destanıdır. Şehitlerimiz bu ruhu Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in şu kutlu sözünden almışlardır; “Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp şehit olmayı, diriltilip yine şehit olmayı, tekrar diriltilip şehit olmayı isterim” Çanakkale'de yaşananlar, her yönüyle müstesna bir vatan sevgisinin, birlik beraberliğin ve manevi değerlere bağlılığın güzel bir örneğidir

Gözünü kırpmadan canın ve malın Allah yolunda, kutsal değerler uğruna feda edilebilmesi, kulun Rabbine karşı olan bağlılığını en güzel şekilde ifade etmektedir.

Geçmişi zaferlerle dolu bizler, dinimizi, vatanımızı, milletimizi korumak için el ele verip, birliğimizi zedeleyici şeylerden kaçınmalıyız. Çünkü düşman o gün topla tüfekle her türlü silah ne mühimmatla Çanakkale’yi geçemeyeceğini anladı. Şimdi ise top tüfek yerine bizleri dinimizden, kitabımızdan, örflerimizden ayırarak maneviyatımızı yok etmek için var gücüyle çalışıyor. Mevla Teâla bizleri kendine layık bir kul, habibine layık bir ümmet, ceddine layık bir torun eylesin. Âmin.

Bir sonraki sayımızda tekrar buluşmak ümidiyle hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Selam ve Dua ile.

 

Yazara Mail GönderYazdırBaşa Dön