Araştırma EKİBİ

PEYGAMBERİMİZİN SÖZLERİ

 

 

Hastalıklara Sabretmek

 

33. Sayı

 

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Müslümanın başına gelen hiçbir meşakkat, devamlı hastalık, gelecek endişesi, geçmişe ait bir keder, umumiyetle herhangi bir bela ve dert, hatta bir diken acısı bile yoktur ki, bu sebeple Allah onun günahlarını affetmesin.” (Buhari)

Hz. Aişe (r.anha) Mina’da iken yanına gençlerden bir grup girdi, gülüyorlardı. Hz. Aişe (r.anha);

- “Ne gülüyorsunuz?” diye sordu. Gençler;

- “Filanın ayağı çadırın ipine takıldı ve düştü. Nerdeyse boynu kırılacak yahut gözü gidecekti” dediler. Bunun üzerine Hz. Aişe (r.anha);

- “Gülmeyin. Zira Peygamber (s.a.v.)’i şöyle derken işittim: “Kendisine diken batan, veya başına bundan büyük bir bela gelen Müslüman yoktur ki, bu sebeple Allah ona bir sevap derecesi vermesin ve bir günahını affetmesin” dedi. (Müslim)

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; “Allah kime bir hayır vermeyi dilerse, imtihan için başına bir bela verir.” (Buhari)

Hz. Aişe (r.anha)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; “Peygamber (s.a.v.)’den fazla acı çeken bir kimse görmedim.” (Buhari)

Abdullah (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; Peygamber (s.a.v.)’in yanına girdim. Çok muzdarip bir halde idi. Dedim ki;

- “Ey Allah’ın Resulü, hummaya yakalandığım zaman duyduğum ızdırap iki kattır; sizden iki kişinin duyduğu ızdırap kadardır” buyurdular ki;

- “Bu belki sana iki kat ecir sağlamak için öyledir” dedim ki;

- “Evet dediğin gibidir. Belaya uğrayan, bir diken ve bundan fazla bir şey kendisine isabet eden bir Müslüman yoktur ki, bu sebeple ağaç yapraklarının dökülmesi gibi Allah onun günahlarını affetmesin.” buyurmuştur. (Buhari)

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur; “İyileşmiş hasta, bütün parlaklığı ile tertemiz olarak gökten düşen dolu gibidir.” (Tirmizi)

Cabir (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; Resulullah (s.a.v.) Ümmü Saib’in yanına girdi ve;

- “Ey Ümmü Saib! Ne diye böyle titriyorsun” diye sordu. Ümmü Saib;

-“Humma hastalığı, Allah belasını versin” şeklinde cevap verdi. Resulullah (s.a.v.)

-“Humma hastalığına küfretme, çünkü o körük demirin pasını giderdiği gibi, insanoğlunun günahını giderir” buyurdu. (Müslim)

Âta (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

- “Sana cennetlik bir kadın göstereyim mi?”

- “Göster” dedim. Dedi ki;

- “Bu o siyah kadındır ki, Peygamber (s.a.v.)’e gelip şöyle demişti;

- Ey Allah’ın Resulü, Ben sara’ya tutulur, düşerim ve o anda her tarafım açılır. Allah’a dua et de, bundan kurtulayım.” Resulullah (s.a.v.);

- “İstersen sabret, bu sebeple cennet senin olur. Yok, istersen dua edeyim, iyileşirsin. Hangisini istersen onu söyle!” buyurdular. Kadın;

- “Madem ki öyle, sabredeceğim” dedi. “Ancak düştüğüm zaman üstüm başım açılıyor. Allah’a dua et de, hiç olmazsa açılmayayım” diye ilave etti. Resulullah (s.a.v.)’da

- “Açılmaması için Allah’a dua etti.” Bundan sonra kadına sara geldiği vakit, avret mahalleri açılmaz oldu.” (Buhari)

Enes (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; Allah-u Teala buyurdu ki: “Kulumun en sevgili uzvu olan gözlerini almak sureti ile imtihan ettiğim zaman sabrederse, bunların karşılığı olarak ona cenneti veririm. (Buhari)

Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor; “Kolera hastalığından ölen şehittir. Taun hastalığından ölen şehittir. Kanser hastalığından ölen de şehittir.” (Buhari)

Aişe (r.anha)’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: Müşarün ileyha, Resulullah (s.a.v.)’a veba hastalığı hakkında sormuş, Efendimiz (s.a.v)’de bunu şöyle anlatmıştır; “Veba Allah’ın dilediği kimseye gönderdiği bir azaptır. Sonra bunu müminlere rahmet kılmıştır. Tauna uğramış, memleketinde sabrederek ve Allah’ın kendisine yazdığından başka bir şeyin başına gelmeyeceğini bilerek oturan bir kimse yoktur ki, bunun mükafatı şehidin mükafatı gibi olmasın.” (Buhari)

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Veba, Beni İsrail’e yahut sizden öncekilere gönderilmiş bir azaptır. Bir yerde veba hastalığının bulunduğunu haber aldınız mı, oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde meydana geldiği zaman da oradan uzaklaşarak, başka yere kaçıp gitmeyin.” (Buhari)

Bir sonraki sayımızda tekrar görüşmek dileğiyle Allah’a emanet olun. Selam ve Dua ile…