SAHABELERİN HAYATI   /   Fatih DEMİR

73. Sayı

 

Resulullah'a İttiba

 

Hasan bin Ebul Hasan (r.a) rivayet ediyor; ''Resulüllah (s.a.v) vefatından önce, Medine içinde ve etrafında oturanlardan içlerinde Hazreti Ömer (r.a)’inde bulunduğu bir ordu kurarak Usame bin Zeydi de komutan olarak tayin etti. Fakat bu ordu daha hendeği geçmemişken Resulüllah’ın vefat ettiği haberi geldi. Bu sebeple Usame orduyu durdurarak Hz. Ömer’e:
-“Resulüllah’ın halifesinin yanına dön ve geriye dönmemiz için ondan izin iste. Zira ne kadar kudretli ve büyük insan varsa hepsi bizimle beraberdir. Resulüllah’ın halifesi ile onun ve diğer Müslümanların ağırlıkları Medine’de yalnız kalmıştır. Müşrikler tarafından başlarına bir felaket gelmeyeceğinden emin değilim; dedi. Ensar'da Hz. Ömer'e;
-“Halife mutlaka yolumuza devam etmemizi isterse, bari Usame’nin yerine daha yaşlı ve tecrübeli birini komutanlığa tayin etsin” dediler. Hz. Ömer'de gidip durumu Hz. Ebu Bekir'e anlattı Hz. Ebu Bekir;

-''Köpek ve kurtlar paçamdan tutup beni yerde sürseler dahi ben Resulüllah’ın teşebbüs ettiği bir işi bozmam'' dedi. Hz. Ömer (r.a);

-“Ensar'ın da bir teklifi vardır: ''Halife mutlaka gitmemizi istiyorsa, Usame'nin yerine daha yaşlı ve tecrübeli birini komutan tayin etsin'' diyorlar dedi. Ebu Bekir (r.a) bu sözü duyar duymaz yerinden fırlayarak, Hz. Ömer'e;

-''Onu Allah Resulü tayin etmiştir, sen ise bana azletmeyi teklif ediyorsun'' dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a) bir şey söylemeden dışarı çıktı. Onu bekleyenler;

“-Ne yaptın ya Ömer?” diye sorduklarında;
“-Yolunuza devam edin. Ben bugün sizin yüzünüzden nelerle karşılaştım” dedi.

Değerli Müslümanlar! Bir Müslüman idareci eğer Allah Resulüne itaat ederse Allah onu işlerinde yalnız bırakmıyor ve büyük olaylara muvaffak kılıyor. Yukarıda anlatılan hayatta Hz. Ömer (r.a) Hz. Ebu Bekir Sıddık'a caiz olan bir işi teklif etmesine rağmen kerih görüyor ve Allah Resulünün emrinin üstüne ben emir veremem buyuruyor. Allah Resulüne olan sadakatini hatırlıyor, sahabeye hatırlatıyor ve kendilerinden sonra gelen Müslüman idarecilerinden Resulüllah'ın yolunu noksansız takip etmeleri için en büyük tembihlerden bir tembih olarak bırakıyor. Yalnız ''Görene Körene'' diye bir deyim var...

Müslüman idareciler aslından haberdar olup kendilerinden önceki Müslüman idarecilerin hayatlarını takip ettiklerinden İslam adaletini yeryüzüne hâkim kılma gayreti içerisinde oldukları zaman Allah dostlarının himmeti, Resulüllah'ın ruhaniyeti ve yüce Allah'ın nusretinin kendileri ile beraber olduklarını görecektirler. Bu taifenin içine görenler giriyor. Aslından habersiz, tarihini bilmeyen, derdi tacı ve tahtı kazanıp bostan korkuluğu gibi makam bekçiliği yapmak olan, Allah dostlarını tanımayan, Resulüllah'ın çizgisinden bihaber, Allah'ın nusretinden değil de kâfirlerin yeryüzündeki şaşaalarına aldanan idarecilerde kendileri sefil oldukları gibi tabaasını da sefil duruma düşürmekten başka şansları yoktur. Bunlarda ''Körler'' kısmındadır.

Temennimiz hâkimlerin hâkimi olan Allah-u Teâlâ’dan kendi ahkâmı ile idare edilen bir devlet ve o devletin içerisinde olan milletten olmak. Allah'ım bütün Müslümanlara ikram eylesin. Âmin...

Yazara Mail GönderYazdırBaşa Dön