İZ BIRAKANLAR   /   Mahmut ULUSAL

 73. Sayı

 

   Peygamberimiz (S.A.V.) Ne Şartlarda Vazifeye Başladı,

   Hangi Ölçülerde Devam Etti, Netice Ne Oldu?

 

Peygamberimizin varlığı ile bizlere sonsuz ikramda bulunan Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Rahmetiyle bizleri kuşatan Habibine selam olsun.

Kıymetli müminler! Peygamberimiz (s.a.v) Peygamberliğe başlamadan önce Mekke’nin durumuna bir bakalım. Mekke belki de yeryüzünde haksızlığın, zulmün, küfrün, rezaletin her türlüsünün yaşandığı yerlerin başında geliyordu. Etrafta bir tane bile Müslüman yok. Peygamberimiz (s.a.v)’e peygamberlik vazifesi veriliyor, Efendimiz eve geliyor, Hatice validemize “beni örtün, beni örtün” buyuruyor. Rabbimizden insanları tebliğe başlaması için emir geliyor. Peygamberimiz demiyor “herkes gavur bu işi nasıl başaracağım, tek başıma kime gücüm yeter, bu iş olmaz” umutsuzluğa kapılmıyor, hiç tereddüt etmeden umutsuzluğa düşmeden azimle, metanetle, sabırla Rabbimizin dininin galip geleceğinden hiç şüphesi olmadan müşriklerin her türlü işkencelerine rağmen, insanları Kur’an’a davet ediyor.

İslamiyet’in yayılmasını işkenceyle, zulümle engelleyemeyeceğini anlayan müşrikler Peygamberimiz (s.a.v)’e şu teklifi yapıyorlar; “Ya Muhammed! Seni Arap Yarımadasının Reisi yapalım, Kabe’nin anahtarlarını sana verelim, Seni en zenginimiz yapalım, kızlarımızın en güzelini sana verelim, Sen yine Peygamberliğini yap ama bizim ilahlarımıza, putlarımıza laf deme sadece biraz taviz ver.” Peygamberimiz (s.a.v)  başkanlığı, gücü, zenginliği, akraba bağlarını elimde bulundurursam birazcık taviz versek te İslamiyet’i daha çabuk yayarız, işlerimizi daha rahat hallederiz demedi. “Bir elime güneşi bir elime ayı verseniz asla davamdan vazgeçmem taviz vermem” buyurdu.

Efendimiz ne yaptı;  Erkam (r.a)’ın evinde on üç yıl her türlü sıkıntılara göğüs gererek Kur’an mücadelesi verdi. Sahabe-i kiram efendilerimizi Kur’an adamı olarak yetiştirdi. Dinden hiç taviz vermedi.

Kıymetli müminler! Küffarı bir şeylere ısındırmak için dinden taviz verilmez. Dinimizin tavize ihtiyacı yok. Dinimiz her zerresiyle mükemmel ve kusursuz bir dindir. Çünkü o din bütün zevklerin sahibi her zerrenin sahibi, noksan sıfatlardan münezzeh olan Rabbimize aittir. İnsanlar için tek kurtuluş kaynağı, huzur kaynağı Kur’an-ı Azimüşşandır. Peygamberimizin yaşantısıdır.

Dinden taviz vermezsek dinimizdeki dik duruşumuzdan, Kur’an’ın mükemmelliğinden küffar her zaman etkilenmeye, merak etmeye, araştırmaya mecburdur. Böyle yaptıkları zaman İslamiyet’i seçme durumları biiznillah kesindir. Ama biz dinimizden taviz verirsek kafirin küfrüne rıza gösterirsek, zaten bedbaht bir hale düşmüş oluruz ki kafirler bize son derece basit uşak muamelesi ile bakarlar neuzubillah, İslamiyet’i seçmelerine engel oluruz. Rabbimizin kıymet verdiği Kur’an’ı, dinimizi, Peygamberimizi küçük göstermekten Rabbim hepimizi muhafaza eylesin.

Kıymetli müminler! Bütün Peygamberler vazife yaptı, Rablerine karşı edepli davrandı Rabbimizde neticeyi hep onların lehine tamamladı. Bir misal verecek olursak; Musa (a.s)’ya Rabbimiz; “Ya Musa kavmini al çık” buyurdu. Musa (a.s) biliyordu ki gittikleri yerde Kızıldeniz’le karşılaşacak arkadan Firavun ordusuyla yetişecek, Musa (a.s) demedi ki “Ya Rabbi bizi gönderiyorsun da böyle böyle bir durum var” mantık yürütmedi. Rabbine teslim oldu. Rabbimiz de “Ey Peygamberim sen beni dinlersin ha bende denizi senin hatırına ikiye ayırırım firavunla beraber ordusunu oraya gömerim” dedi.

Kıymetli Müminler, hiç kimse Peygamberimizin hayatında taviz gösteremez, Peygamberimiz Rabbimizin ifadelerini asla yere düşürmedi. En netice ne oldu Peygamberimizin 23 yıllık Peygamberlik hayatında Arap Yarımadası fethedildi. Dünyanın her tarafına İslamiyet ulaştırıldı.

Kardeşlerim! Gelin ne olur ölçümüz belli, kurtuluş kaynağımız belli, Rabbimiz bizden ne istiyor diye bir bakalım. Rabbimizi memnun edelim ki bütün Peygamberlerine yardım eden Hz. Allah bizlere de yardım etsin yoksa Rabbimizin ifadesi ile ondan başka bize kimse yardım edemez. Allah’ımız buyuruyor ki; “Benden başka kime güveniyorsanız, kimi dost ediniyorsanız, kimden korkuyorsanız o kendisine ev yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en zayıfı da örümceğin evidir keşke bilselerdi.”

Ya Rab! Ne olur bizlere Peygamberimizin (s.a.v) ahlakını, şuurunu, ciddiyetini, gayretini, her zerresini her zerremize ikram eyle. Âmin.

 

Yazara Mail GönderYazdırBaşa Dön