PEYGAMBERLER TARİHİ   /   Sadullah VURAL

 73. Sayı

 

    Yunus Aleyhisselam

 

Değerli okuyucularımız geçen sayımızda Yunus (a.s)’un Ninova şehrinden ayrılıp kavminin başına gelecek olan felaketten Allah'ın müsaadesi olmadan ayrıldığı yerde kalmıştık.

Allah'ın müsaadesi olmadan Yunus (a.s)'un ayrılmaya kalkışması, iyi netice vermemişti. Ninova'dan ayrılmak için bir gemiye binmişti. Geminin batmaya yüz tutması üzerine, hafiflemesi için yolculardan birinin suya atılması gerekti. Kimin suya atılacağını tespit için kura çekildi ve kura Yunus (a.s)'a isabet etti. Bu durum Kur'an'da şöyle haber verilmiştir; "Gemide onlarla karşılıklı kura çektiler de yenilenlerden oldu." (Saffat, 141)

İşin daha acısı, Yunus (a.s) denize atıldıktan sonra bir balık onu yutmuştu. Yüce Allah Kur'an'da onun bu durumunu şöyle haber vermiştir; "Yunus, (Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) kendisini kötülerken, onu bir balık yuttu." (Saffat, 142)

Burada Yunus (a.s) hatasını anlamış ve nefsini kınamaya başlamıştı. Balığın karnındaki karanlıklarda; "Senden başka ilah yoktur. Sen eksikliklerden uzaksın, yücesin. Ben zalimlerden oldum!" (Enbiya, 87) diye dua etmeye ve Allah'a yalvarmaya başladı. Bu şekilde iman ve inançla Allah'a sığınması neticesinde, Yüce Allah onu affetmişti. Yunus (a.s)'un duasının kabul edildiği ve Allah tarafından bağışlandığı, Kur'an'da şöyle dile getirilmiştir; "Biz de onun duasını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık. İşte biz, insanları böyle kurtarırız." (Enbiya, 88) "Eğer tesbih edenlerden olmasaydı, (insanların) yeniden diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı." (Saffat, 143,144)

Gücü her şeye yeten Yüce Allah, balığın karnındaki Yunus (a.s)'u öldürmedi. Bir süre sonra balık onu ağzı ile sahile bırakmıştı. Onun kurtuluş ve daha sonraki hali, Kur'an'da şöyle haber verilmiştir; "(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti), biz de onu hasta bir halde ağaçsız, boş bir yere attık ve üzerine (gölge yapması için) kabak türünden bir ağaç bitirdik." (Saffat, 145,146)

Yunus (a.s)'un Allah tarafından affedilmesi ve büyük bir tehlikeden kurtarılması, Kur'an'ın başka bir yerinde şöyle dile getirilmiştir; "Sen Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allah'a) seslenmişti. Eğer Rabbinden ona bir nimet yetişmeseydi, yerilerek çıplak bir yere atılırdı. Fakat (böyle olmadı), Rabbi onun duasını kabul etti de onu salihlerden kıldı." (Kalem, 49,50)

Yunus (a.s)'u bu sıkıntılardan kurtaran Yüce Allah, onun milletine de neticede hidayeti nasip etti. Onlar da sonunda Allah'a iman edip tevhide sarıldılar. Onların tövbe edip hakka dönüşlerini ifade eden ayetin meali şöyledir; "İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik." (Saffat, 148)

Yunus (a.s)'un milletinin bu şekilde tövbe etmeleri, küfürden dönüp Allah'a inanmaları, Allah tarafından övülmüş, methedilmiştir; "Keşke (azabı gördükten sonra) inanıp da, inanması kendisine fayda veren bir memleket olsaydı! (Azabı gördükten sonra inanmak, hiç bir memlekete yarar sağlamamıştır). Yalnız Yunus'un kavmi, (azap henüz inmeden önce) inanınca, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık." (Yunus, 98)

Yunus (a.s)'un faziletli bir insan olduğu, Yüce Allah tarafından şöyle haber verilmiştir; "İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'a da (yol gösterdik). Hepsi iyilerden idiler." (Enam, 86)

Hz. Muhammed (s.a.v)’de onu şöyle övmüştür; "Her kim ben Yunus b. Matta'dan hayırlıyım derse, yalan söylemiştir." (Buhari)

Yunus (a.s)’da, diğer peygamberler gibi, insanları küfrün şerrinden nehyetmiş ve Allah'a iman etmeye davet etmiştir. İnanan insanlar için, onun hayatından alınacak çeşitli ibretler vardır.

Mevla Teâla cümlemizi şefaatlerine nail eylesin.

 

Yazara Mail GönderYazdırBaşa Dön